ABD-Çin Görüşmeleri Sonrası Petrol Piyasası Denge Arıyor
Petrol fiyatları, ABD ile Çin arasında gerçekleşen ticaret müzakerelerinin ardından önemli bir ilerleme kaydedilmesine rağmen, yatırımcıların sürece dair yeni detaylar beklemesiyle yatay seyrediyor.
Global Piyasada Petrol Fiyatları Yön Arıyor
Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 64 dolar seviyesinde kalırken, ABD ham petrolü ise 61 dolar civarında işlem görüyor. İki ülkenin Cenevre’deki iki günlük görüşmelerinden sonra yapılan açıklamalarda, müzakerelerin yapıcı geçtiği ve ilerleme sağlandığı duyuruldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, görüşmelerin ardından Pazartesi günü daha fazla bilgi sunacaklarını belirtti. Çinli yetkililer de toplantıların pozitif atmosferde ilerlediğini aktardı.
Petrol Fiyatlarında Belirsizliğin Etkisi
Ham petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin üretimi artırmasına rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarının küresel büyümeyi zayıflatma ihtimali nedeniyle toparlanmakta zorlanıyor. Geçen ay yaşanan keskin düşüşten sonra sınırlı bir yükseliş görülse de fiyatlar hâlâ yıl ortasındaki seviyelerin oldukça altında seyrediyor.
- Piyasalarda arz fazlası oluşabileceği endişesi hakim
- Talep zayıflığı ve ekonomik belirsizlikler fiyatları baskılıyor
- Vadeli işlemler hâlâ yılbaşına göre %20 düşük
Analistlerden Uyarılar
Qisheng Futures analistlerinden Gao Jian, “Ticaret tarifeleri meselesi kökten çözülebilecek mi, bu hâlâ net değil. Makroekonomik ve politik gelişmelerden olumlu sinyaller gelmediği sürece petrol fiyatlarında beklenen toparlanma sınırlı kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Jeopolitik Gerginlikler Devam Ediyor
Petrol piyasasını meşgul eden bir diğer gelişme ise ABD ile İran arasındaki nükleer program görüşmeleri oldu. Washington, görüşmeleri ‘teşvik edici’, İran ise ‘zorlayıcı fakat faydalı’ olarak tanımladı. Aynı zamanda, ABD’nin İran petrol ticaretine destek sağladığı gerekçesiyle Çin’deki üçüncü bir rafineriye yaptırım uygulaması da piyasalara yeni bir belirsizlik kattı.
Yatırımcılar, hem küresel arz ve talep dengesi hem de diplomatik ilişkilerdeki gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.





