Türkiye Ekonomisinin Geleceğinde Makroekonomik Riskler ve Yatırımlar
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye ve Orta Asya Direktörü Wiebke Schloemer, Türkiye ekonomisinin geleceği hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yapısal reformlar, öngörülebilirlik ve istikrarın uluslararası yatırımcılar için kritik olduğunu vurgulayan yöneticiler, makroekonomik kırılganlıklar ve enflasyonun başlıca risk faktörleri olduğuna dikkat çekti.
Makroekonomideki Kırılganlıklar Ana Risk Unsuru
Wiebke Schloemer, ekonomik istikrar adına alınan son önlemlerin yatırımcı algısını iyileştirdiğini belirtirken, makroekonomik kırılganlıkların halen en fazla gündeme gelen risklerden biri olduğunu söyledi. Schloemer, “Devletin ve Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerine yönelik net planları mevcut. Ancak enflasyon hala yatırımcı açısından kritik bir risk olmaya devam ediyor,” dedi.
Schloemer ayrıca, Türkiye’nin genç ve kalifiye iş gücüne dikkat çekerek, özellikle mühendislik alanındaki gelişimi vurguladı. “İnsan sermayesi konusu uzun vadede göz ardı edilmemeli,” ifadelerini kullandı.
Şeffaflık ve Güven Yatırımcılar İçin Önemli
Humberto Lopez, yatırımcıların uzun vadeli öngörülebilirliği önemsediklerini belirterek, “Yapısal reformlar ve istikrar, güvenilirlik açısından kritik rol oynuyor. Türkiye’nin enerji, lojistik ve altyapı projeleri yatırımcılar için cazip bir ortam oluşturuyor,” dedi. Türkiye’nin coğrafi avantajına işaret eden Lopez, ülkenin lojistik bir köprü olma hedefinde olduğunu ifade etti.
- Elektrikli demir yolu projelerine yönelik 660 milyon dolarlık finansman
- Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demir yolu entegrasyonu
- Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projeleri
Deprem Bölgesine Yatırımlar
Dünya Bankası Grubu’nun direktörleri, Türkiye’deki deprem bölgesine yönelik yapılan ve planlanan yatırımları da gündeme getirdi. Humberto Lopez, şu ana kadar deprem bölgesine 3 milyar dolarlık kaynak sağlandığını ve bu yıl için 1 milyar dolarlık ek kaynak ayırdıklarını ifade etti. Bununla toplamda 4 milyar dolara erişilecek.
Schloemer ise bölgedeki özel sektörün toparlanmasına yönelik çalışmaları vurgulayarak, “Özel sektöre destek ile üretimin ve istihdamın devamlılığını sağlamayı hedefliyoruz,” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin Ekonomi ve Bölgedeki Rolü
Wiebke Schloemer, Türkiye’nin ekonomik performansının sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da dikkatle takip edildiğini belirtti. “Türkiye sadece büyük bir ekonomi değil, aynı zamanda gelişmekte olan piyasalar için bir referans noktası,” dedi. Schloemer, uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin ekonomik potansiyeli ve fırsatlarına olan ilgisinin devam ettiğini söyledi.





