Trump’ın Ekonomi Hamleleri Küresel Yatırımları ABD’ye Çekiyor
ABD eski başkanı Donald Trump’ın ekonomi politikaları, dünyanın önde gelen şirketlerini tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaya itiyor. Trump’ın tarifeler ve milliyetçi ekonomik yaklaşımı, uluslararası devlerin rotayı ABD’ye çevirmesine neden oluyor.
Küresel Şirketler Yatırımlarını ABD’ye Kaydırıyor
Trump’ın yeni ithalat vergileri devreye girmeden önce LVMH ve Shell gibi devler, ABD yatırımlarını artırma kararı aldı. Louis Vuitton ve Tiffany & Co. gibi markaların sahibi olan LVMH’nin CEO’su Bernard Arnault, ABD’nin mevcut koşullarda cazip bir yatırım ortamı sunduğunu belirtti. “ABD’yi, düşük vergiler ve ucuz enerji maliyetleri nedeniyle ciddi bir yatırım merkezi olarak değerlendiriyoruz.” diye ekledi. Hali hazırda LVMH, ülkede üç Louis Vuitton atölyesi açtı ve milyarlarca dolarlık yatırımlara imza attı.
Enerji devi Shell’in CEO’su Wael Sawan da ABD’de büyümeye yönelik planlarını duyurdu. Sawan, “Amerika’daki destekleyici düzenlemeler ve vergi avantajları, büyümemizi hızlandırıyor,” ifadelerini kullandı. Trump’ın geçmiş enerji politikaları ve ünlü “Drill, baby, drill” sloganı, bu duruma katkı sağladı.
Avrupa Düzenlemeleri Yatırımcıları Zorluyor
ABD, cazip yatırım ortamıyla şirketleri kendisine çekerken, Avrupa’daki bürokrasi ve yüksek maliyetler, yatırımcıları zorluyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’daki iş yapma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut durumda İsveçli H&M ve Güney Koreli Hyundai gibi büyük şirketler, üretim ve tedarik zincirlerini ABD’ye yaklaştırma kararı aldı.
- H&M, tarifelere karşı tedarik zincirlerini optimize etmeyi hedefliyor.
- Hyundai, üretim süreçlerini ABD’ye daha yakın hale getirerek tarife etkilerini en aza indirmeye çalışıyor.
Stellantis ABD’ye Dev Yatırımla Geri Dönüyor
Otomotiv devi Stellantis, Trump’ın ekonomi politikaları doğrultusunda ABD’ye 5 milyar dolarlık yatırım planını duyurdu. Bunun yanı sıra, daha önce Ohio’daki Jeep fabrikasında planlanan işten çıkarmaları iptal ederek ABD ekonomisine katkı sağladı. Bir Avrupa bankacısı, “Amerika’daki teşvik ortamı, çoğu şirket için büyük bir fırsat haline geldi.” şeklinde konuştu.
Biden yönetimi döneminde de şirketlere ciddi teşvikler sağlanmış olsa da, Trump’ın planladığı milliyetçi yaklaşımlar, yatırımları daha doğrudan ABD topraklarına çekmeyi hedefliyor. Bu durum, dünya genelinde şirketlerin yatırım stratejilerini yeniden şekillendirmesine yol açıyor.
Sonuç olarak, Trump’ın başkanlık süresince başlattığı ekonomi politikaları, küresel şirketlerin ABD’yi daha cazip bir yatırım merkezi olarak görmesine zemin hazırlıyor. Yapılan yeni açıklamalar, ABD’nin uluslararası yatırımlarda ön planda kalacağını işaret ediyor.





