HSBC’den Türkiye Raporu: TL Güçlenmeye Devam Ediyor

65
HSBC 1.jpg
HSBC 1.jpg

HSBC’nin Türkiye Ekonomisi Değerlendirmesi: Güçlü Büyüme ve TL İyimserliği

HSBC, yayınladığı son Türkiye raporunda Türk Lirası ve yerel hisse senetleri konusundaki olumlu duruşunu sürdürdüğünü açıkladı. Raporda, makroekonomik zeminin destekleyici olduğu vurgulanırken, yüksek seyreden siyasi ve jeopolitik risklere karşı güçlü politika araçlarının dengeli bir çerçeve sağladığı ifade edildi.

Enflasyon ve Faiz Beklentileri

  • 2026 sonunda enflasyonun %20’ye düşeceği tahmin ediliyor.
  • Bu düşüş, toplamda 1.150 baz puanlık faiz indirimiyle desteklenebilir.
  • TÜFE’nin %10 seviyesine yani tek haneye 2028 öncesinde ulaşması beklenmiyor.

Banka ekonomistleri, 2026 yılında daha yavaş tempolu fakat sürdürülebilir bir dezenflasyon süreci öngörüyor. İç ve dış ekonomik şoklara karşı direncin yüksek olduğu belirtildi.

Dolar/TL Tahmini ve Kur Gelişimi

HSBC döviz stratejistleri, yıl sonunda Dolar/TL kurunun 48 seviyesine ulaşmasını bekliyor. Bu tahmin, enflasyonun halen %30’un üzerinde olduğu bir ortamda sınırlı bir reel değerlenmeye işaret ediyor. Analistler, kurun istikrarının TL’nin güçlü kalmasında önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.

Türk Hisse Senetlerinde Güçlü Duruş

HSBC, Türk hisse senetlerine ilişkin “ağırlığını artır” tavsiyesini koruyor. Rapora göre:

  • Faiz indirim süreci hisse piyasalarında değerlemeleri olumlu etkileyecek.
  • Yabancı yatırımcı talebi yeniden artıyor.
  • Yılbaşından bu yana hisse senetlerine 1,5 milyar dolarlık giriş gerçekleşti.

2025 genelinde ise hisse piyasasına toplam 2,3 milyar dolarlık yabancı girişinin kaydedildiği bildirildi. Türk hisseleri halen gelişmekte olan piyasalara kıyasla iskontolu işlem görüyor.

Yabancı Yatırımcı Akışı ve Yerel Tahviller

Yerel tahvil piyasasında da olumlu seyrin sürdüğü belirtiliyor. Ocak 2026’da yerel borçlanma araçlarına 1,2 milyar dolar yabancı girişi kaydedilirken, 2025’in genelinde bu rakam 2,9 milyar dolara ulaştı. HSBC, Türkiye’nin yalnızca taşıma getirisine (carry trade) dayalı bir hikâyeden çıkıp, dezenflasyon ve yapısal dönüşüm temelli bir büyüme senaryosuna geçebileceğini vurguladı.

Stratejik Rolü ve Sektörel Potansiyel

Raporda, Türkiye’nin stratejik konumunun piyasalarca tam fiyatlanmadığı değerlendirmesi öne çıktı. Bölgesel yeniden yapılanma süreçlerinde Türkiye’nin potansiyel kazanımlarının dikkatle izlenmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle çimento, enerji ve sanayi sektörlerinin beklenmedik yukarı yönlü sürprizler sunabileceği belirtildi.

Bankacılık Sektörü Öne Çıkıyor

Faiz indirimlerinin, bankacılık sektöründe mevduat maliyetini azaltıp, kar marjlarını artıracağı ve bu durumun hisse başına kar büyümesini pozitif etkileyeceği öngörülüyor.

Sonuç olarak, HSBC Türkiye raporu, orta ve uzun vadede Türk Lirası ve yerli varlıklar için pozitif bir tablo çizmeye devam ediyor. Para politikasındaki sıkı duruşun korunması ve yapısal reformların hayata geçirilmesi halinde, Türkiye ekonomisinin daha sürdürülebilir bir büyüme modeli yakalayabileceği değerlendiriliyor.